Karşı Evin Kapısı sex hikayesi

Ben Dilek. 22 yaşındayım. Bir altmış boy, elli beş kilo, ufak tefek sayılırım. İki ay önce evlendim. Düğünde davul zurna Urfa sırtosu çalınca ortaya bir adam çıktı. Esmer, uzun, yirmi sekiz yaşında falan. Tek başına öyle bir oynadı ki salon alkıştan inledi. Herkes onu seyretti. Ben de baktım. Kim olduğunu bilmiyordum. Yeni gelindim, mahalleyi tanımıyorum.

Üç gün sonra görümceler kaseti izlemeye geldi. Üç tane görümcem var. En küçüğü Esma, yirmi beşinde, evli. Ortanca Zeynep. Büyüğü Hatice. Kaset dönünce Esma durdurdu.

Bu Yusuf. Karşı evde oturuyor. Bekâr.

Ben o ana kadar adını duymamıştım.

Hastane

Üç hafta kadar sonra kocam Okan’ın dişi ağrıdı. Çekim için hastaneye gittik. Okan da incecik. Benden bir karış uzun. Yan yana durunca ikimiz de çocuk gibi kalıyoruz. Sırada beklerken koridorda o adamı gördüm. Eşime döndüm.

Düğünde oynayan bu değil mi?

Yusuf abi.

Okan seslendi. Yanımıza geldi. Üçümüz aynı banka oturduk. Okan’ın sırası gelmek üzereydi. Yusuf tahlil kuyruğundaydı, önünde beş kişi vardı. Bir saate yakın işi vardı.

Okan, senin işin az kaldı. Ben aşağı çaya inerim. Dilek de gelsin, sıkılmasın burada.

Tamam abi. Ben giriyorum zaten. Sen Dilek’le in.

Yusuf bana döndü.

Hadi. Aşağıda çay içelim.

Çay

Kantin boştu. Çay söyledi. Sigara yaktı. Ben her zaman içmem. Karnım aç mı diye sordu, tost ısmarlamak istedi. Israrı uzatmadım, sadece çay içtik. Sıcak konuşuyordu. Karşı evin onun evi olduğunu orada söyledi. Komşuymuşuz. Muhabbet hoşuma gitti. Utandım ama kalkmak da istemedim.

Sonraki günlerde sokakta denk geldik. İki üç cümle. Esma da sık geliyordu. Yusuf’a çok yapışıyordu. O da evli. Yusuf bekâr. Esma bir bahaneyle kalkıp Yusuf’un evine gidiyordu.

Kahve koyayım. Bir de bakayım, evde mi.

Yarım saatten önce dönmüyordu. Yusuf’u görünce gözü gülüyordu. Ben içimden geçirdim, bunlar yatıyor. Emin değildim. Yine de şüphelendim.

Şeker

Bir öğleden sonra üçü birden geldi. Avluda çay içiyorduk. Şeker bitti. Esma sokağa seslendi.

Yusuf abi, şekerin var mı? Bizde kalmadı.

Kabı getirin, doldurayım.

Beni gönderdiler. Yusuf kapının ağzında, elinde şeker kutusu. Beni görünce durdu.

Sen mi geldin. İyi misin?

İyiyim. Siz?

İyiyim.

Şekeri kaba boşaltırken pantolonunun önü kabarıktı. Gözüm takıldı. Bir saniye baktım, hemen çevirdim. O da fark etmiş gibi davranmadı. Şekeri alıp avluya döndüm. Elim titriyordu. Kimseye bir şey demedim.

Ertesi gün camdan baktı. Üstümde yeni aldığım yeşil bluz vardı.

Bugün çok güzel olmuşsun. O bluz sana yakışmış.

Sağ ol.

Eve girdim. Lafını kendi kendime tekrar ettim. Gülümsemesi aklımdan çıkmadı. Ondan sonra iltifatı bitmedi. Ben de düşünmeden duramaz oldum.

Bir daha oyna

Görümceler yine geldi. Okan da evdeydi. Yusuf’u çağırdılar. Düğün kaseti açıktı, çaylar doluydu. Esma tutturdu.

Abi bir daha oyna. Sırtayı koy. Düğündeki gibi.

Yusuf nazlandı, kalktı. Avluda oynadı. Ben bakmadan duramadım. Alkış yetişmedi. Gözü bir ara benimkini buldu. Ben kaçmadım. O da kaçırmadı. Bakış uzadı. Başını salladı. Kimse bakmazken göz kırptı. Benim içim hop hop etti. Çay bardağını iki elle tuttum ki belli olmasın.

Herkes dağılınca, avlu boşalınca kapıya geldi.

Dilek. Kahve içer misin?

İçerim.

Kahve

Evin içi serindi. Baş başa kaldık. Yine iltifat etti. Saçıma, bu sefer bluzuma değil, yüzüme baktı.

Gülünce yüzün değişiyor. Avludaki halinden başka.

Cevap veremedim. Kahveyi bitirdim. Üç dört gün böyle sürdü. Onu görmeden duramaz oldum. Evde biri varken camdan çekiliyordu. Avlu boşalınca camın önüne çıkıyordu. Ben de. Bakış, gülüş, baş sallama. Bir haftada üç kez kahveye çağırdı. Gittim.

Üçüncüde kahve bitti, kapıya yürüdüm. Yusuf bir anda ensemden tuttu, dudağıma yapıştı. Ben de karşılık verdim. Ateşli öptü. Dizlerim boşaldı. Sonra ittim, dışarı çıktım, kendi evime kaçtım. Ellerim titriyordu. Avucu dudağımdaydı. Bir süre kendime gelemedim.

Ona görünmemeye çalıştım. Yine de kapının aralığından baktım. Görmek istiyordum.

Kıskançlık

Esma’yla Zeynep yine geldi. Esma bir ara yanıma sokuldu.

Dilek, Yusuf abi evde mi? Gördün mü?

Görmedim.

İçimden saydırdım. Kısa sürede Yusuf’a takılmıştım. Esma’yı kıskandım. Yatıyorlarsa, yatacaklarsa diye midem kasıldı. Bunları birbirinden uzak tutmam lazım dedim. Görümceler gidince daha çok yanaşmam gerektiğini anladım.

Okan’ı sevmiyor değilim. Isınamadım. Yatakta da bir şey olmuyor. Aklım Yusuf’taydı.

Elbise

Ertesi gün makyaj yaptım. Bej, dar, diz üstü bir elbise giydim. Kemer belimi inceltti. Göğsüm ve kalçam kumaşta belli oldu. Yusuf beni kapıda görünce durdu.

Maşallah. Bugün bambaşkasın. Gel.

Geliyorum.

Gözü gülüyordu. İçeri girer girmez konuşmadık. Ayakta öpüştük. Beni yerden kesip yatağa oturttu. Elbiseyi bir çırpıda çıkardı. Altımda küçük beyaz bir külot vardı. Sütyeni de açtı. Titriyordum. Gözüm kapalıydı.

Memelerimi avuçladı. Birini, sonra diğerini ağzına aldı. Uçları emdi. Nefesim kesildi. Külotun kenarını yana çekti, dudağını amıma yapıştırdı. İlk kez biri amımı yalıyordu. Ufacık kaldım. Dili klitorisimde gezindi, aşağı indi, deliğime dokundu. Islaklığım arttı. Utandım. Kocamla böyle bir şey yaşamamıştım. Zevk de almamıştım.

Boxerını indirmişti. Yarrağı kocamınkinden uzun ve kalındı. Ucu şiş, damarlıydı.

Sıra sende. Ağzına al.

Ağzıma almam. Hiç almadım. Tiksinirim.

Biraz ısrar etti. Ben aynı lafı söyleyince bıraktı. Gözlerimi açtım, kalktım, dudağına yapıştım.

Kucağına oturmak istiyorum.

Elime tükürdüm. Biraz amıma, biraz da yarrağına sürdüm. Üstüne inmeye başladım. Darım. Başı girince nefesim tutuldu. Daha tam oturmadan Yusuf’un nefesi bozuldu.

Geliyorum.

İçimden çıktı. İkimizin karnının arasına sıcak sıcak boşaldı. Göbeğim, onun tişörtü, çarşaf batmıştı. Tişörtüyle sildik.

Bu sefer o eline tükürdü, yarrağını ıslattı, beni yine kucağına oturttu. Artık ikimiz de durmuyorduk. Öpüşerek indim. Bu sefer daha çoğunu aldım. İçim gerildi, sonra alıştı. Kalçamı kaldırıp indirdim. O belinden yukarı vurdu. Bir süre sonra beni altına yatırdı. Bacaklarımı açtı, üstümde gidip geldi. Üç kez boşaldım. Altında ufacık kaldım. Hızlanınca dayanamadı, çıktı, göğsüme ve karnıma fışkırttı. İkimiz de bembeyaz olduk. Yine sildik.

Yarrağı inmemişti. Tekrar kucağına oturttum. Bu daha uzun sürdü. Yarım saatte üç kez seviştik. Ben sayısını unuttum, o da en son yine karnıma boşaldı.

Ağzım

Sonraki günler de devam etti. Dört mü oldu, beş mi, bizim eve geldi. Okan işteydi. Avlu boştu. İçeri aldım. Öpüştük, soyunduk, beni yatağa yatırdı. Sonra doğruldu.

Bugün ağzına istiyorum.

İstemem. Biri gelebilir.

Kimse yok. Aç ağzını.

Israrı bitmedi. Ben de bir an önce bitsin, gitsin diye düşündüm. Kapı çalarsa yanarım. Diz çöktüm. İlk kez ağzıma aldım. Tadı tuhaftı. Başını dilime sürdüm, sonra içeri aldım. Dişimi değdirmemeye çalıştım. Yusuf kafamı tuttu, yavaş ittirdi. Boğazıma dayanınca öğürdüm, geri çekildim, yine aldım. Çok sürmedi. Homurdandı.

Yut. Çekme ağzını.

Boşaldı. Sıcak döl dilime doldu. Tiksinerek yuttum. Ağzımı sildim. O da çabuk toparlandı, gitti. Ben lavaboda iki kez çalkaladım. Yine de ertesi gün yine gittim.

Neredeyse her gün sikiliyorduk. Fırsat olunca. Ben de istiyordum. İlk iki hafta böyle geçti.

Götüm

Bir gün yine yanındaydım. Götümü isteyeceğini bilmiyordum. Öpüşürken eli kalçama indi, parmağı araya kaydı.

Bugün orayı istiyorum. Çok söyledim. Ver.

İki haftadır ara ara diyordu. O gün bırakmadı. Ben de kaçmadım.

Yavaş ol. İlk kez.

Yüzüstü yatırdı. Kalçamı kaldırdı. Elindeki yağı önce parmağına, sonra deliğime sürdü. Bir parmak soktu. Yandı. İkincisinde inledim. Sonra yarrağının başını dayadı. Tükürüğünü de sürdü. Bastı. Baş girince canım yandı, bağırdım. Durdu. Nefes nefese bekledim. Az daha ittirdi. İçime yerleşince bir süre kıpırdamadı.

Sıkma. Alış.

Acı hafifledi. Açılmıştım. Yavaş gidip gelince yanma geçti, içim dolmaya başladı. Elimi öne attım, klitorisimi ovdum. O hızlanınca ben de sesimi tutamadım. Bu sefer acıdan değil. Boşaldım. O da çok sürmeden çekti, belime boşaldı.

Kalkınca bacaklarım titriyordu. Yusuf sayesinde yatağın ne olduğunu anlamaya başlamıştım. Kocamla olan hali bunun yanında bir şey değildi.

Alıştım

Yusuf’a bağlandım. Beni kucağına alması yetiyor. Okan’la ileride çocuk düşünürsek ben Yusuf’tan kalmak istiyorum. Yusuf beni Okan’dan kıskanıyor. Okan’ın haberi yok. Kıskanmıyor da. Hakkımı Yusuf veriyor.

Esma meselesi de düşündüğüm gibiymiş. Yusuf sonra söyledi. İki yıldır gizlice görüşüyorlarmış. Esma evliydi, yine de gidiyordu. Şimdi Yusuf Esma’ya yüz vermiyor. Camdan bakınca beni arıyor. Esma çağırınca bahane buluyor. Beni sikiyor.

Kucağından inmek istemiyorum. Altından da kalkmak istemiyorum. Alıştım.

Memelerim ve kalçam son günlerde dolgun duruyor. Aynada fark ettim. Yusuf mu büyüttü bilmem. Büyüttüyse de büyüsün.

Dilek

♥ 0 beğeni · ↻ 0 paylaşım

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok.

Yorum yaz

Yorum yaz

Kuduz Köpek kullanıcısının diğer paylaşımları

@kuduzkopek

Bir Yıllık Serbestlik Anlaşması

Merhaba, ben Hale. 31 yaşındayım. Üç yıldır evliyim. Samsun'da yaşıyoruz. İki katlı değil, ara katta küçük bir dairede oturuyoruz. Hem para yetmiyor, hem de kocamın işi yerinde sayıyor. O yüzden yurt dışına gitme hayali kurmaya başladık. Barış lojistik işi yapıyor.

Görsel